|

Hiç Bir Hastalýk
Yoktur Ki Þifasý Olmasýn, Ölüm Haricinde!
Tedavisi Mümkün Olan Bir Hastalýk...
LÖSEMÝ KAN KANSERÝ
Tedavi
Edilebilen Bir Hastalýktýr…
1. S:
lösemi nedir?
C: Lösemi halk arasinda kan kanseri diye bilinen hastaliktir. Bu hastalikta
çogunlukla kemik iliginden kaynaklanan ve bir tek hücrenin kanserlesmesi,
daha sonra bu hücrenin bölünerek çogalip, önce kemik iligini, daha sonra tüm
organlari istila etmesi durumu söz konusudur. Eger tedavi edilmezse olay
kisa sürede hastanin kaybi ile sonuçlanir.
2. S: Çocuklukta Lösemi görülür mü?
C: Çocuklarda en sik görülen kanser türü Lösemidir. Beyaz irkta çocukluk
çaginda Löseminin sikligi 100.000 canli dogumda yaklasik 5 kadardir.
3. S: Lösemi çocuklarda en sik hangi yaslarda ortaya çikar?
C: Lösemi en sik 2 - 5 yaslari arasinda görülür. Bu dönem çocuklarda Lenf
dokusunun en aktif oldugu dönemdir.
4. S: Çocuklarda Lösemiye neden olan faktörler nelerdir?
C: Herseyden önce tüm kanserler gibi Löseminin de genetik bir hastalik
oldugunu, yani vücudumuzdaki kanser önleyici veya kanser yapici genlerdeki
bazi bozukluklar sonucu ortaya çiktigini bilmek gerekir. Bu bozulmayi
kolaylastiran bazi faktörler vardir. Bunlar arasinda iyonizan radyasyon,
bazi virüsler, bazi kimyasal maddeler ve bazi genetik hastaliklar
sayilabilir.
5. S: Löseminin belirtileri nelerdir? Bir ebeveyn hangi durumlarda Lösemiden
süphelenmelidir?
C: Löseminin klinik belirtileri birçok hastalik ile karisir. Halsizlik,
istahsizlik, solukluk, düsmeyen ates, deride morluklar veya küçük kirmizi
kanama odaklari, burun ve dis etlerinden kanama, karinda sislik, lenf
bezlerinde büyüme, kol ve bacak agrilari bunlar arasinda sayilabilir.
Bunlardan birinin veya birkaçinin olmasi durumunda bir çocuk kan ve kanser
hastaliklari uzmanina basvurulmalidir.
6. S: Lösemi ölümcül bir hastalik midir? Bu hastalikta sag kalma orani
nedir?
C: Lösemi çocukluk çaginda görülen kanserler arasinda tedavi sansi en yüksek
olanlardan biridir. Günümüzün modern tedavi protokolleri ile akut Löseminin
genel anlamda tedavi sansi %70 - 75 dir. Bazi Lösemi tiplerinde bu oran %90
in üzerine çikmaktadir.
7. S: Lösemi tedavisi için yurtdisina gitmek gerekir mi, yoksa tedavi
olanaklari ülkemizde de mevcut mudur?
C: Ülkemizde Löseminin her türlü tedavisi en modern sartlarda ve yurt
disindan çok daha ucuza yapilabilmektedir. Bunun için yurt disina gitmek
gereksizdir.
8. S: Lösemi olusmasinda yiyeceklerin bir rolü var midir?
C: Lösemi ile yiyecekler ve yiyecekler içindeki koruyucu maddeler arasinda
bugüne kadar herhangi bir iliski gösterilememistir.
9. S: Lösemi olusmasinda ebeveynin ihmali söz konusu mudur?
C: Hamilelik sirasinda sigara içmek veya uyusturucu kullanmak ile veya
hamileligin ilk 3 ayinda röntgen çektirmek ile Lösemi olusumu arasinda
ilgiye isaret eden bilgiler vardir. Bu tür davranislardan kaçinilmalidir.
10. S: Lösemi tedavisi her hastanede yapilabilir mi?
C:Hayir, Lösemi tam donanimli ve Çocuk Kan ve Kanser Hastaliklari bölümü
bulunan bir hastanede tedavi edilmelidir. Bu hastaligin tedavisi ancak bu
konudaki uzman kisiler tarafindan yapilmalidir.
Çocukluk Çagi Kanserleri (Ç.Ç.K.) tüm kanserler içerisinde % 2 oraninda
görülür. 15 yas altindaki tüm çocukluk çagi içerisinde rastlanilan ölümlerin
%10’nu ÇÇK nedeni iledir. Çocukluk çagi kanserlerinin eriskin dönemde
görülen kanserlerden klinik, biyolojik ve ve genetik bakiminda bir çok
farkliliklari bulunmaktadir. Amerika’daki SEER programi sonuçlarina göre Bir
milyon nufuslu bir popülasyonda her yil yeni kanser görülme sikligi 129.77
çocuk olarak bildirilmistir. En fazla 0-5 yas arasinda görülmektedir.ÇÇK’lerinin
görülme sikliginin ülkelere ve çografi bölgelere göre degisiklik gösterdigi
saptanmistir. Örnegin Akut lenfoblastik lösemiye en fazla Çin, Japonya ve
Amerika’da rastlanirken, Ortadogu ve Afrika’da daha az rastlanilmaktadir.
Yine Lenfomalara en fazla Afrika rastlanirken , Japonyada en az
rastlanilmaktadir.
Genel olarak çocukluk çaginda görülen kanserlerin sikligi Tablo-1’de
verilmistir 1 . Bu siralamaya göre en fazla görülen hastalik lösemilerdir.
HASTALIK ADI ve GÖRÜLME SIKLIGI (%)
Akut Lösemi /ALL,AML)
27.5
Santral sinir sistemi Tüm.
20.7
Lenfomalar
11.3
Nöroblastoma
7.3
Böbrek tümörleri
6.1
Kemik tümörleri
4.7
Rhabdomyosarkoma
3.4
Retinoblastoma
2.9
Diger tümörler
16.1
KANSER NEDENLERI
Çocukluk çagi kanserlerinin nedenleri halen bir çok bilim adami tarafindan
arastirilan bir konudur. Bu konuda üzerlerinde durulan en önemli nedenler
asagida siralanmistir.
1-Ailesel geçis : Bir ailede kanser görüldügünde anne ve babayi
endiselendiren en önemli soru , diger çocuklarinda da kanser görülüp
görülmeyecegidir ? Bu soruya hemen evet veya hayir demek zordur. Ancak
kanserin bazi türlerinin ailsel geçis özelligi olabilir. Daha ziyade Down
sendromu gibi genetik bozukluga sahip bir çocukta kanserin ortaya çikma
ihtimalinin daha fazla olabileceginden bahsedilebilir. Retinoblastoma ve
glioma gibi tümörlerin ailesel geçis ile yakin ilskileri olabilir. Bu oran
%1-10 arasinda degismektedir. Ayrica kromozom anomalileri bulunan ailelerde
kansere meyilden bahsedilebilir. Bu yüzden bir ailede kanser görüldügünde
diger aile fertlerinde de görülebilecegini söylemek zordur.
2-Ultraviyole Radyasyonu : Ultraviyolenin cilt kanserlerine yol açtigi
bilinmektedir.
3-Ionize radyasyon : Ionize radyasyonun lenfositlerde kromozomal anomalilere
yol açarak kansere neden olabilecegi ileri sürülmektedir. Hamilelik
döneminde rasyasyona maruz kalan annelerden dogan çocuklarda kanser görülme
olasiligi diger çocuklara oranla daha fazladir. Bilindigi gibi 2.Dünya
savasi sirasinda Hiroshima ve Nagasaki’ye atilan atom bombasindan sonra o
bölgelerde yasiyan ailelerin çocuklarinda kanser görülme insidansinin 3 kat
daha fazla artmis oldugu bilinmektedir.
4-Elektromagnetik dalgalar : !979 yilinda Werheimer ve Leeper tarafindan
yapilan bir çalismanin sonucunda elektromagnatik dalgalarin ÇÇK’ne yol
açabilecegi (Bilhassa lösemi) bildirilmistir.
5-Kimyasal ajanlar : Aflatoksinler, Aromatik aminler,rsenik, Asbestos,
Benzene, sigara, Nikel , Polisiklik hidrokarbonlar,trikloroetan ve Vinyl
kloride Kansere yol açtigi bilinen kimyasal ajanlardir. Pesatori ve
arkadaslari 1993 yilinda Italya Sveso’daki bir endüstiriyel kazadan sonra
dioxin ile temas edenlerde kanser riskinin artmis oldugunu vurgulamislardir.
Insektisidlerinde kansere yol açabilir.
6-Viral enfeksiyonlar : Ebstein Barr virusünün Burkitt lenfomasina yol
açtigi bilinmektedir. Ancak bazi viruslerin insanlarin kromozomlarinda
bulunan kanser genlerini aktive ettikleri ileri sürülmektedir.
Sonuç olarak bazi kanser türlerinin haricinde hala kanserin kesin nedeni
bilinmemektedir
LÖSEMILER
Günümüzde lösemilerin nedenleri bilinmemekle beraber, hastanin içinde
bulundugu çevresel faktörler ve genetik yapisi arasindaki karsilikli
etkilesim sonucunda ortaya çiktigi düsünülmektedir. 15 yas altinda her yil
yeni hasta görülme sikligi 100.000 kiside 4 olarak bildirilmektedir. En
fazla dört yas civarinda görülür. Lösemi blast adi verilen lösemi hücresinin
kontrolsüz çogalmasi sonucu basta kemik iligi olmak üzere çesitli organ ve
dokulari tutan malin bir hastaliktir. Tedavi edilmedigi zaman ölüm ile
sonuçlanir. Ancak günümüzde kullanilan etkili ilaçlar ve kemik iligi
transplantasyonu ile çok basarili sonuçlar alinmaktadir. Lösemiler akut ve
kronik olarak ikiye ayrilir. Kronik lösemilere çocukluk çaginda nadiren
rastlanir. En sik rastlanilan lösemi türü akut lenfoblastik lösemidir.
Akut Lösemi;
Akut lösemiler lenfoblastik ve myeloblastik olmak üzere iki gruba ayrilir.
Tedavileri ve sonuçlari farklidir. Akut lenfoblastik lösemiler tedaviye daha
iyi yanit verirler.
Klinik : Hastalik solukluk, yorgunluk, kilo kaybi, ates, kemik agrisi,
istahsizlik ve halsizlik gibi genel sikayetler ile basliyabilir. Bazen çok
kisa sürede doktora müracaat edilen bir klinik tablo gelisebilirken , bazen
de aylarca süren hafif belirtiler ile seyredebilir. En fazla romatizma ile
karisabilir. Muayenede boyun, kasik ve koltuk altinda bezeler, karaciger ve
dalakda büyüme, vücutta toplu igne basi büyüklügünde kizarikliklar ve/veya
daha büyük morluklak tespit edilebilir.
Laboratuar: Bu sikayetler ile doktora basvuran hastanin yapilan kan sayimi
ve yaymalarindan hastaliktan süphe edilir. Beyaz kürenin bazen 6000 mm3/dl
altinda , bazen de 100.000 mm3/dl üzerinde olabilir. Beyaz kürenin yüksek
oldugu durumlarda hastalik enfeksiyonlar ile karistirilabilir. Ayrica
hemoglobin düzeyinde düsme (kansizlik) ve trombositopeni (kan pulcuklarinin
azalmasi) görülebilir.
Tani : Kesin tani kemik iligi muayenesi ile konur.
Tedavi: Kemoterapi, Radyoterapi ve kemik iligi transplantasyonudur.
Tedavi malin hücrelerin ortadan kaldirilmasini hedefler. Hastalikta
merkezden merkeze tedavi degisebilmektedir. Esas olarak baslangiçta
Indiksiyon tedavisi denilen ve lösemik hücrelerin ortadan kaldirilmasini
hedefliyen bir tedavi uygulanir. Bu Hücum tedavisi tam remisyon saglamak
için verilir. Tespit edilebilir lösemik hücrelerin kaybolmasi ile hasta
remisyonda kabul edilir. Kemik iligi ve kan sayimlari normale döner. Bu
tedavi genellikle 4 haftaliktir. Hastalarin %90’ni bu süre içinde tam
remisyona girerler.
Lösemik hücrelerinin sayisi azaltildiktan sonra hastaligin tekrarlamamasi
için ve tahlillerde görülemiyen kalinti lösemik hücreleri temizlemek için
idame tedavisi düzenlenir. Idame tedavisi kiz çocuklarda en az 2 yil , erkek
çocuklarda 3 yildir. Bu tedavi yoluyla siddetle kemik iligi baskilandigi
için nötropeni (beyaz kürenin düsmesi) gelisebilir.
Hastaligin baslangicinda veya idame tedavisi sirasinda Santral Sinir Sistemi
tutulumu tespit edilebilir. En sik belirtiler bas agrisi, kusma ve ense
sertligidir.
Hastalik bazen idame tedavisi sirasinda tekrar ortaya çikabilir. Bu nedenle
hastalarin düzenli takibi gereklidir.
Prognoz : Hastanelerde kullanilan çesitli yogun kombine kemoterapi
protokolleri ile 5 yillik yasam orani çocugunuzun girecegi risk grubuna göre
%60 ile % 90 arasinda degismektedir.
TEDAVISI:
Lösemi, son derece uzun, zor ve pahali bir tedavi gerektirmektedir. Lösemi
tanisi alan vakalara haftada, ayda bir damardan verilen çok sayida ilaç ve
kemoterapi tedavisiyle 2.5 yil kadar süren bir tedavi uygulanir. Bu tedavi
sonucunda % 70-85 oraninda tamamen iyilesme saglanabilir. Yanlizca % 5
oranindaki vakalarda ve uygun durumlarda kemik iligi nakli yapilabilir.
Türkiye'de kemoterapi ve kemik iligi nakli bati ülkeleri standartlarinda,
basariyla yapilmaktadir.
LÖSEMILI ÇOCUKLAR VE AILELERININ PROBLEMLERI:
- Okuldan uzak kalmak
- Arkadaslari tarafindan dislanmak
- Toplumun bu çocuklarin iyilesme sansinin olmadigini düsünmesi
- Maske yüzünden hastaligin bulasici oldugunun düsünülmesi
- Çocuklarin sosyal etkinliklere katilamamalari (Sinema, tiyatro, ...)
- Çocuklarin sevdikleri yiyeceklerden uzak durma zorunlulugu
- Kan bulamamak
- Parasizlik
- Hastanede çocuklarina refakat etmek isteyen ailelerin is yerlerinden çok
sik izin almalari sonucu islerine son verilmesi
LÖSEMÝYLE ÝLGÝLÝ SORU VE CEVAPLAR
Kýrmýzý kan hücresi (Eritrosit=Alyuvar)
Kana kýrmýzý rengini verir, görevi vücudun iptiyacý olan oksijeni
taþýmaktýr. Alyuvarlarýn kandaki normal deðerleri: 4.5-4.9 milyon/mm3 tür.
Alyuvarlar içlerinde hemoglobin (Hb) taþýrlar. Hemoglobinin normal
deðerleri: 12.0-14.5 g/dl, hematokritin normal deðerleri:
Trombosit
Kanýn pýhtýlaþmasýný saðlar. Normal koþullarda kanamayý önler. Böylece
vurma, çarpma durumunda kanama durur. Trombositlerin kandaki normal
deðerleri: 150.000-400.000/mm3 arasýndadýr.
Beyaz kan hücresi (Lökosit = Akyuvarlar = WBC)
Enfeksiyonlar mücadelede görevlidir. Vücudun baðýþýklýk sisteminin bir
komponentidir. Bakteri ve virüsler ile mücadelede önemli fonksiyonlarý
vardýr. Enfeksiyon durumunda akyuvar yapýmý artar. Sayý çok düþükse
enfeksiyonlara yatkýnlýk artar.
Akyuvarlar nötrofil, lenfosit, eozinofil, bazofil ve monositlerden oluþur.
Nötrofil
Primer olarak bakterileri öldürür.
Lenfosit
Ýmmun cevaptan sorumludur. T ve B lenfosit alt gruplarý vardýr.
Eozinofil
Allerjik ve iltihabý reaksiyonlarda rol alýr.
Monosit (makrofaj)
Ýmmun cevaptan özellikle virüs, mantar, tüberküloz gibi etkenlere karþý
sorumludur.
Akyuvarlarýn (WBC) kandaki normal deðerleri
WBC: 5.000-10.000/mm3
Nötrofil: (WBC'nin) %50-60'ý
Lenfosit: (WBC'nin) %25-35'i
Eozinofil: (WBC'nin) %1-3'ü
Bazofil: (WBC'nin) %0-1
Kemik iliðinde kök hücresinin farklýlaþmasý, çoðalmasý ve olgunlaþmasý
sonucu yapýlan tüm hücreler kanýmýza salýnýr. Bu hücreler ancak olgun
þekillerde vazifelerini yapabilir ve enfeksiyonlarla mücadele edebilirler.
lösemi nedir?
Kan kanseri olarak da adlandýrýlan lösemi, kan hücrelerinin yapýldýðý ve
kemiklerin ortasýný dolduran doku olan kemik iliðinin hastalýðýdýr. Kan
hücrelerinin hatalý, baþý boþ, kontrolsüz yapýmý sonucu oluþur. Lösemide kan
hücreleri hep genç, ilkel kalýr ve durmadan çoðalýrlar. Bu ilkel þekildeki
hücrelere blast denir.
Blast Nedir?
Blast hep genç, ilkel kalan ve vazifesini göremeyen beyaz kan hücresine
denir.
Löseminin cinsine göre adlandýrýlýrlar: Lenfoblast, miyeloblast, monoblast
gibi.
Ýnsan yaþamýnda olduðu gibi kemik iliðinde de hücreler yapýlýr (doðar),
büyür, olgunlaþýr, çoðalýr, kana verilir, vazifelerini görür ve ölürler.
Aslýnda yeni doðan hücrede bir blasttýr. Ancak bu blastlar kemik iliðinin
100 hücresinin 5'inden azdýr ve olgunlaþmasýný sürdürür. Lösemide ise
hücrelerin hemen hepsi %20-%100'ü genç ve sorumsuzdur. Sayý olarak hýzla ve
dengesiz bir artýþ gösterir. Mikroskopta blastlar tipine göre farklý özel
bir görünümdedir.
Lösemi belirtileri nelerdir?
Kemik iliðinde "lösemi blastlarý" ortaya çýkýp sürekli artmaya baþladýðýnda,
bu artýþ giderek bir istilaya dönüþür. Kemik iliðinde bir yaþam kavgasý
baþlar. Ancak bir süre sonra lösemi blastlarý her köþeyi kaplar. Artýk kana
renk ve dokulara oksijen veren kýrmýzý kan hücreleri, infeksiyonlarý önleyen
beyaz kan hücreleri, kanamalarý durduran trombosit hücreleri yoktur. O zaman
çocukta ilk belirtiler ortaya çýkmaya baþlar.
Kansýzlýk: Kýrmýzý kan hücreleri yapýlamadýðýndan hasta soluk, halsiz,
iþtahsýzdýr. Çabuk yorulur. Çünkü kalp, beyin, kaslar oksijensiz kalmýþtýr.
Kanama: Burun kanamasý, dýþký-idrarda kanama, deride morluklar, kýrmýzý mor
noktalar, çürükler gibi belirtiler olabilir. Çünkü, artýk kanamayý durduran
trombositler yoktur veya çok azalmýþtýr.
Ateþ ve infeksiyon: Olgun beyaz kan hücreleri olmadýðý için vücut müdafaasýz
kalýr ve tüm mikroplar vücudu iþgal edebilir.
Diðer organ tutulum bulgularý: Hastalarda blastlar kemik iliðinden kana
dökülürler. Bu hastalarýn kan sayýmýnda çok yüksek sayýda beyaz kan hücresi-blast
çýkabilir. Normalde 4.000-10.000/mm3 olan sayý 100.000/mm3'ü aþabilir. Bazý
hastalarda ise çok az sayýda blast kana geçer. Kana karýþan blastlar vücudun
tüm dokularýna yayýlabilir. Ama beyin, testis gibi bazý yerleri de özellikle
seçerler. Beynin lösemi hücreleri ile tutulumu sonucu baþ aðrýsý, bulantý,
kusma, çeþitli sinir felçleri (yüz felci, ayaklarda felç) görülebilir.
Erkeklerde yumurtalýklarýn tutulumu ile bu bölgede þiþlik, kýzarýklýk, aðrý
olabilir.
Lenf bezlerinde büyüme: Lösemi hücreleri lenfatik sistemi tutar ve bu
bezlerde büyüme, sertlik olur, gözle görülür ve muayenede ele gelir. Kulak
arkasý, çene altý, boyun, koltuk altý, kasýk gibi bölgelerdeki lenf bezleri
tutulur.
Karýn þiþliði: Lösemik hücrelerin karaciðer, dalaðý istila etmesi ile bu
organlarda büyüme olur. Karýn aðrýsý, gerginlik, þiþlik görülebilir.
Lösemi tipleri ve sýklýðý:
Çocukta lösemi aslýnda çok nadirdir. Yüzbin çocuktan sadece 3-5'inde olur.
Her yüz lösemili çocuktan yaklaþýk %75'inde "Akut Lenfoblastik Lösemi" (ALL),
%20'sinde "Akut Miyeloid Lösemi" (AML), %15'inde "Kronik Miyeloid Lösemi" (KML)
vardýr. Yani lösemi tek tip bir hastalýk deðildir. Bayaz kan hücrelerinin
çeþitli alt gruplarýndan çýkýþlarýna göre isim alýrlar (nötrofil, lenfosit,
monosit v.b).
Eðer hastalýk birden baþlar, gürültülü, hýzlý bir seyir gösterirse ve hýzla
ilerliyorsa buna "Akut" lösemi denir. Buna karþýn sinsi, yavaþ ve bazen de
tesadüfen ortaya çýkýyorsa, "Kronik" lösemi adýný alýr. Kronik lösemide
kemik iliði, blastlarýn yanýnda yeterli, normal hücre de üretir. Bu da kemik
iliðine yayýlma eðilimi gösteren lösemi hücrelerinin tespit edilmesini
geciktirir.
Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL)
Çocuklarda en sýk görülen tiptir. "Lenfosit" adýný alan beyaz kan
hücrelerinin genç formunun kontrolsüz çoðalmasý ve iþgali ile oluþur. Kýsaca
ALL diye bilinir. Hücre tiplerine göre L1, L2, L3; yüzey iþaretlerine göre
de B ve T hücreli olarak ayýrt edilir. Genellikle 2-8 yaþlarda olur. Ancak
her yaþta da görülebilir. Bilinmeyen nedenlerle erkek çocuklarda kýzlardan
daha sýktýr.
Akut Miyeloid Lösemi (AML)
Çocukluk çaðý lösemilerinin %20'sini oluþturur. AML diye de adlandýrýlýr.
Nötrofil, monosit gibi beyaz kan hücrelerinin infeksiyonlarla mücadele ile
görevli tiplerinden kaynaklanýr. Hücre tipine göre M0, M1, M2, M3, M4, M5,
M6, ve M7 olarak ayýrt edilir.
Kronik Miyeloid Lösemi (KML)
Bu tip de çocuklarýn deðil, eriþkinlerin hastalýðýdýr. Çocuklarda çok
nadirdir. Miyeloid seri de denen beyaz kan hücrelerinin hel olgun, hem de
ilkel tipleri çoðalýr. Sinsi bir gidiþ gösteren bu tip lösemiye genelde
tesadüfen veya hýzla büyüyen dalak-karaciðerin neden olduðu sorunlarla taný
konur.
Lösemi neden geliþir?
Löseminin kesin nedeni bilinmektedir. Ancak çeþitli faktörler lösemi
geliþiminde risk oluþturabilir.
Yüksek doz radyasyon
Japonya'da atom bombasý atýldýktan sonra lösemi insidansýnda belirgin bir
artýþ oluþmuþtur (normalden 20-25 kez daha fazla). Bir kiþi hamilelik
döneminde röntgen çektirirse bebekte lösemi geliþme riski artabilir.
Hodgkin hastalýðý nedeniyle ýþýn ve kemoterapi almýþ hastalarda 2-12 yýl
içinde lösemi geliþme riski %5-10 oranýnda artar.
Fanconi Anemisi, Nörofibromatoz, Ataksi-Telenjiektazi'si olanlarda artmýþ
risk vardýr.
Kronik Miyeloid Lösemili hastalarýn %90'ýnda kromozom anomalisi (filadelfia
kromozomu) bulunur. Tedavi ve kemik iliði nakli ile düzelebilir.
Kimyasal ajanlar ve ilaçlarý
Bir çok kimyasal ajan ile lösemi geliþimi arasýnda iliþki bulunmuþtur.
Bazen, gazolin ile uzun süre temas sonucu 20 kat fazla lösemi riski görülür.
Virüsler
Retroviruslar (RNA tümör viruslar), EBV, HLTV-1 lösemi oluþturabilir.
Taný (Teþhis)
Yukarýda sýralanan (kansýzlýk, ateþ, kanama vb.) bulgularla doktora
getirilen hastaya kesin taný için bazý testlerin yapýlmasý gereklidir. Çünkü
infeksiyöz mononükleoz (öpücük hastalýðý), bademcik iltihabý, kansýzlýklar,
romatizma, menenjit, diðer kanserler, kedi týrmýðý hastalýðý gibi bazý
hastalýklar lösemiyi taklit edilebilir.
Ýlk yapýlacak iþlem "kan sayýmýdýr". Sýklýkla parmak ucundan, bazen damardan
alýnan kandaki hücre sayýlarý özel yöntemlerle saptanýr (kýrmýzý kan
hücresi-bunu gösteren hemoglobin ve hematokrit, beyaz kan hücresi, trombosit).
Ayrýca bir damla kan lam denen camlara yayýlýp boyanarak mikroskopla
incelenir. Uzman bir doktor bu kan hücrelerini inceleyerek belli bir sonuç
çýkartabilirse de esas taný kemik iliði incelemesi ile konur.
Kemik iliði aspirasyonu
Kemik iliðini alma iþlemi kýsa ve zararsýz bir olaydýr. Aðrý olmasýný
önlemek için yapýldýðý bölge özel ilaçlarla uyuþturulur veya hasta uyutulur.
Hasta yüzü koyun yatýrýlýr, kalça bölgesi uygun maddelerle temizlenir ve
mikroplardan arýndýrýlýr ve uyuþturulur. Daha sonra özel bir iðne ile kalça
kemiðinden çok az miktar kemik iliði (enjektör içine) emilir ve aynen kan
gibi cam üzerine yayýlýr, boyanýr ve mikroskopta incelenir. Bu incelemede
hem löseminin olup olmadýðý, hem de tipi belirlenir. Bazen buna ilave bazý
kan ve kemik iliði, gen testleri gerekebilir.
Ayrýca blast hücrelerinin nereleri iþgal ettiðini araþtýrmak içinde bazý
testler yapýlýr. Akciðer filmi, karaciðer-böbrek testleri ve bel suyundan
örnek alýp bakmak anlamýna gelen "lomber ponksiyon" iþlemleri yapýlýr.
Lomber Ponksiyon
Beyin-omurilik sývýsýnýn incelenmesi beyin dokosunun lösemi hücreleri ile
tutulumunu gösterir. Lomber ponksiyon için hasta oturur veya yatar
pozisyonda ve doktora arkasý dönük olarak yerleþtirilir. Bel bölgesi
temizlenir, uyuþturulur ve özel bir iðne ile girilerek bel suyundan birkaç
damla örnek alýnýr. Bu sývýda kan gibi cama yayýlýr, boyanýr ve mikroskopla
bakýlarak blast olup olmadýðý araþtýrýlýr.
Normalde hiç bir hücre yoktur. Varsa beyin-omurilik tutulumundan söz edilir.
Yumurtalýklar (testis) doktor tarafýndan muayene edilmelidir.
Þiþme, renk deðiþtirme blastlarýn iþgaline iþaret olabilir.
Kateter Uygulamasý
Çocuklara acý veren iðne batýrýlarak parmak ucundan veya damardan kan alma
iþlemi yerine veya ilaçlarýn, kan ve kan ürünlerinin deri-deri altý dokulara
kaçmadan damar yoluyla verilebilmesi için derin damarlara kateter uygulamasý
(Hickman, Groschong) yararlýdýr. Kateter narkoz altýnda göðsün sað veya sol
bölgesinden çýkýþ noktasý bulup boyun kýsmýndan derin damarlara
yerleþtirilir. Haftada 1-2 kez bakýmý ve pansumaný gereklidir.
Hastaneye yatýþ ve tedavi
Bu önemli, ciddi, ancak iyileþmesi mümkün hastalýkla ilk mücadele, hastanede
yapýlmalýdýr.
Bu dönemin bazý özellikleri ve safhalarý vardýr.
1- Lösemi tanýsýnýn aileye söylenmesi:
Mutlaka en zor dönemlerden biridir. Kýymetli evladýnýn özellikle adý
nedeniyle çok ürkütücü olan bu hastalýða tutulduðunu öðrenmek anne/baba için
zor ve kabullenmesi güç bir durumdur. Bu aný anne/babalarýn tümü en zor
dakika olarak tanýmlamaktadýrlar. Ancak tanýnýn anne/babaya uygun ve doðru
bilgilerin eþliðinde aktarýlmasý doktorun önemli görevidir. Beraberinde
psikiyatrist ve psikolog, sosyal uzman ile beraber konunun uzmaný bir doktor
aileye tanýyý aktarýr ve hastalýðý tanýtýr. Ayrýca anne/babanýn sorularýný
da cevaplayarak birlikte mücadelenin ilk adýmýný atar.
2- Çocuðun hastaneye yatýþý:
Hastaneye kabülü ile çocuk yepyeni bir dünyaya adýmýný atar. Yepyeni
insanlar, garip aletler, canýný da yakan birçok iþlemlerle karþýlaþýr.
Çevresi de kendisi gibi çocuklarla doludur. Onlarla ve yeni yaþamýyla bir
denge saðlamaya çalýþýr. Özellikle küçük ise ilk günler sürekli bir isyan
halindedir. Aðlar, baðýrýr, hiç kimseye yakýnlýk göstermez. Belki yalnýz
annesine inanýr. Daha sonra bir kabullenme ve çevreye yönelme devri baþlar.
Hala aðrýlý iþlemler onu rahatsýz eder, ama çevresiyle daha iliþkilidir. Bu
dönemlerde doktor, hemþire yanýnda psiko-sosyal ekip de çocuða ve
anne/babaya destek olmalýdýr.
Bütün çocuklar hastalýklarýný da bilmek isterler. Anlayabileceði dille bilgi
verilmelidir. Özellikle uzak kaldýðý okulu, arkadaþlarý onu çok üzebilir.
Yaþa göre oyun odalarý veya okul dersleri ile iliþkisini sürdürebilecek bir
hastane okulu çok yararlý olacaktýr. Ayrýca meþguliyet eðitiminin yanýnda
odalara özellikle mutlak izolasyon dönemlerinde konacak televizyon,
bilgisayar, resim malzemesi çocuk için son derece faydalýdýr. Oda
meþguliyetlerinde psikososyal ekip ve anne de görev alýr.
Uzun yatak istirahatlerinin sonucunda ortaya çýkacak kas erimesini
önleyebilmek için egzersizler, bisiklet kullanýmý, fizyoterapistler
eþliðinde uygulanmaktadýr.
Lösemi tedavisi:
Hastalýðýn tedavisi mümkündür. Ancak mutlak olarak anne/baba, çocuk ile
doktor/hemþire/psiko-sosyal ekibin iþbirliði þarttýr.
Tedavide çeþitli yöntemler kullanýlýr.
a) Kemoterapi (ilaç tedavisi)
b) Radyoterapi (ýþýn tedavisi)
c) Destekleme tedavisi
d) Kemik iliði nakli
Doktorunuz çocuðunuza uygulayacaðý tedaviyi bir çok özelliði göz önüne
alarak seçecektir: tedaviyi kaldýrabilmesi, hastalýðýnýn tipine göre en
uygun tedavi seçimi v.b. dikkate alýnacaktýr. Amaç hastalýðý
iyileþtirmektir. Ayný tanýyý alsalar bile sizin çocuðunuz diðerlerinden
farklýdýr. Asla hastalarý ve hastalýklarýný birbirleri ile mukayese etmeyin.
A) Kemoterapi (ilaç tedavisi)
Lösemi tedavisinde ilaçla tedavi çok önem taþýr. Her gün daha yeni ve etkili
ilaçlar bulunmakta ve kullanýlmaktadýr. Lösemide tipi ne olursa olsun ilk
hedef, lösemi, "blast"larýnýn iþgalindeki kemik iliðini, yoðun ilaç
tedavileriyle temizlemektir. Bu dönemde hasta deðiþen sürelerde ama mutlaka
hastanede tutulmalýdýr. Anne-baba-çocuk bu güç dönemi beraber atlatýrlar.
Damardan, aðýzdan alýnan ve ayrýca bel iðnesi ile verilen bir çok ilaç
kullanýlarak blastlara karþý savaþ kazanýlmaya çalýþýr. Bu döneme "HÜCUM"
dönemi (indiksiyon da) demekteyiz.
Baþarý saðlanýrsa hedeflenen; kemik iliðinin uykuya sokulmasý "REMÝSYON" ve
blastlar yok edilerek yerini iþe yarar iyi hücrelerin (kýrmýzý kan hücresi,
beyaz kan hücresi, trombosit) almasýdýr. ALL'li 100 çocuktan 90'ý AML'li 100
çocuktan 75'i "Remisyon"a ulaþacaktýr.
Ýndiksiyon dönemini tamamlayan çocuklara saðlanan uyku dönemini daha da
saðlamlaþtýrmak için bir "SAÐLAMLAÞTIRMA" (konsolidasyon) tedavisi
uygulanýr. Artýk hastalýða karþý ilk zafer kazanýlmýþtýr. Ancak hastalýðýn
blast hücreleri beyin-omurilik gibi ilaçlarýn çok iyi ulaþamadýðý yerlere
saklanabilirler, hatta ilk baþlangýçta bile buralarý tutabilirler.
Ýlaçlarýmýzý onlara ulaþtýrmak için "lomber ponksiyon ve bel iðnesi (intratekal)"
tedavi yapýlýr. Direkt olarak bel suyuna ilacýmýzý vererek saklanmýþ
blastlara yüz yüze mücadele yapma þansýný saðlarýz. Ayný amaçla ikinci bir
uygulama da baþa (beyine) ýþýn tedavisi uygulamaktýr. Bu tedaviye
"Radyoterapi" denir.
Lösemide sýk kullanýlan ilaçlar, kullaným þekli:
Prednizolon / damar içi, kas içi ve aðýz yolu
Vincristine / damar içi
L-Asparaginase / deri altý, kas içi (damar içi)
Cyclophosphamide / damar içi
Daunorubicine / damar içi
6-Mercaptopurine / aðýz yolu
Methotrexate / damar içi, aðýz yolu, intratekal
Aclarubicin / damar içi
Cytosine Arabinoside / damar içi, deri altý
Etoposide / damar içi
Thioguanine / aðýz yolu
Mitoxantrone / damar içi
Amsacrine / damar içi
Lösemide kullanýlan ilaçlarýn yan etkileri:
Lösemi tedavisi þarttýr, ancak ilaçlar iki tarafý keskin kýlýç gibidir.
Bozuk lösemi hücrelerini yok edip öldürdükleri gibi saðlam dokulara da zarar
verebilmektedir. Tedavi sýrasýnda istenmeyen etkiler görülmektedir.
Erken dönemde görülen yan etkiler:
Bulantý ve kusma:
Genellikle sitostatik ilacýn verilmesinden 4 saat sonra geliþir ve 2 gün
kadar sürer. Günümüzde bulantý kusmayý azaltýcý ilaçlar yararlý olabilir.
Bulantý oluþumunun nedeni mide-barsaktaki hücrelerin zedelenmesi sonucu
ortaya çýkan serotonin adlý hormondur.
Serotonin hormonunun sinir sistemi uyarýsý ile beyindeki bulantý kusma
merkezi uyarýlýr ve sonuç olarak bulantý-kusma geliþir.
Bulantý-kusma olduðunda ilaçlara ilâve olarak bazý önlemler yararlý
olabilir. Besinler soðuk, ýlýk yenmeli, sýcak olanlardan kaçýnýlmalýdýr.
Aðýr, yaðlý, tatlý, tuzlu, baharatlý, karýþýk besin alýnmamalý, limon
sýkýlmalý, patates, pirinçli gýdalar, elma, muz gibi meyveler tercih
edilmelidir.
Aðýr kokulardan uzak durulmalý, temiz hava alýnmalý, müzik, televizyon,
oyunlar ile dikkat baþka alanlara çekilmeli ve uyumaya çalýþýlmalýdýr.
Saç dökülmesi:
Kimi hastalarýn saçlarý tamamen dökülebildiði gibi bazýlarýnýn ki daha az
etkilenir. Kaþlar, kirpikler, vücudun muhtelif yerlerindeki tüyler de
dökülebilir. Ancak unutulmamalýdýr ki bu durum geçicidir ve saçlar daha gür
ve yumuþak olarak tekrar çýkacaktýr.
Saçlar neden dökülür? Aslýnda saçýn kendisi canlý deðildir; saçlý deride
bulunan saç hücreleri bu saçlarý üretir. Sitostatik ilaçlardan bu saç
hücreleri zarar gördüðü için saçlar dökülür. Hücreler yenilenince saçlar
tekrar çýkar.
Tedavi sýrasýnda hastanýn saçlarý kesilirse, dökülen saçlar etrafa saçýlmaz
ve rahatsýzlýk vermez. Ancak saçlar psikolojik nedenlerle kestirilmek
istenmezse daha dikkatli bakým ister. Saçlar ýlýk su ile tahriþ etmeyen
þampuanlar ile yýkanmalý, jöle, lastikli toka v.s. kullanýlmamalýdýr. En
iyisi bone takmaktýr. Bu dönemde peruk takýlabilir.
Ýnfeksiyonlara artmýþ eðilim:
Ýlaçlarýn baþlýca yan etkisi enfeksiyonlara sýk ve aðýr olarak yakalanmadýr.
Tedavi sýrasýnda gerek savunma sisteminin diðer hücreleri, gerekse
akyuvarlar sayýca azalacaðý ve fonksiyonlarý da bozulacaðý için vücut
direnci bozulur ve solunum yolu, idrar yolu, barsak, mukoza infeksiyonlarý
da artar. Enfeksiyon etkenleri olarak viruslar (Herpus uçuk virusu, CMV, EBV,
parvovirus) mantarlar (candida ve aspergillus) ve bakteriler (Gram (+) ve
Gram (-), anaerobik) sayýlabilir.
Kendimizi Ýnfeksiyonlardan nasýl koruyalým?
- Besinlerimizi ihmal etmeyelim, düzenli beslenelim.
- Kendimizi aþýrý yormayalým.
- Ýnfeksiyonu olan kiþilerden uzak duralým. Okul, kreþ, otobüs, toplantý
gibi kalabalýk ortamlara girmeyelim.
- Canlý aþý uygulanmýþ (felç aþýsý) kiþilere yaklaþmayalým.
- Durgun su kullanmayalým.
- Temizliðe (banyo, diþ, aðýz, tuvalet v.s.) dikkat edelim.
- Besinleri hep taze, her öðünde piþmiþ olarak tüketelim. Sütlü gýdalarý
kaynatarak yiyelim. Soyulmuþ muz, elma gibi meyve haricindeki sebze,
meyveleri piþirip yiyelim.
- Çiçek ve süs bitkileriyle yakýn temas etmeyelim.
- Sýk sýk ellerimizi yýkayalým.
- Banyo küvetinde yýkanmak yerine duþu tercih edelim.
- Tuvalet yaptýktan sonra o bölgemizi sabunlayalým.
Hangi durumlarda acilen doktora, hastaneye baþvuralým?
- Ateþ 38 C° dereceyi geçerse
- Öksürük, boðaz aðrýsý olursa
- Aþýrý terleme veya üþüme hissi duyulursa
- Sýk idrar ve aðrýlý idrar yapma
- Deride sivilce gibi kýzarýklýk, ýsý artýþý geliþen durumlar
- Yanýklar
- Ýshal geliþirse
Halsizlik, Yorgunluk
Kemoterapinin geçici yan etkilerindendir. Ýlaçlar kemik iliðine zarar verir
ve daha az alyuvar üretebilir, daha az oksijen vücuda taþýnabilir. Bu
kaslarda kuvvetsizlik, baþ dönmesi, baþ aðrýsý, konsantrasyon bozukluðu
yaratabilir.
Yine yetersiz beslenme, azalmýþ uyku, aðrý, korku, sinirlenme ve psikolojik
olarak etkilenme sonucu da geliþebilir.
Ýþtahsýzlýk
Tedaviye baðlý tat alma hissinde azalma, çiðneme ve yutma güçlüðüne baðlý
geliþir. Genellikle bulantý ve kusma ile birliktedir. Ýþtahsýzlýðý azaltmak
için besinler sýk sýk az miktarlarda yenmelidir.
Kahvaltý ihmal edilmemeli, besinler özenle iþtah açýcý þekillerde
sunulmalýdýr. A ve C vitaminlerden zengin tablet veya besinler alýnmalýdýr.
Ýlaç Sýzýntýsý
Bazý ilaçlar damara verilirken dýþarý sýzarlarsa yakarlar ve kötü yaralar
açarlar. Bu tip ilaçlar uygulanýrken dikkat edilmeli ve acý hissinde doktor,
hemþire uyarýlmalýdýr.
Sarýlýk/Böbrek Sorunlarý
Nadirdir. Uygun testlerde izlenerek gerekli tedbirler alýnýr.
Havale
Nadiren hastalarda özellikle bel iðnesi ve radyoterapi esnasýnda görülür.
Uygun ilaç deðiþimi ile düzene sokulur. Bazen de beyin tutulumunun
iþaretidir.
Kalp ile ilgili sorunlar
Bazý ilaçlar kalbi de etkileyebilir ve kalp kasýný bozabilir. Bu durumda o
ilaca devam edilmez.
Mide aðrýsý - Yanma/Kusma
Özellikle prednol gibi kortikosteroid alanlarda olur. Uygun ilaçlarla
düzeltilir.
Kan þekeri artýþý
Bazý ilaçlarýn yan etkisidir. Uygun diyetle ve tedavi ile düzeltilir.
Aðýzda yaralar
Uygun aðýz bakýmý ve ilaçlarla düzeltilir.
Geç dönemde görülen yan etkileri:
Büyüme-geliþme geriliði
Alýnan yoðun tedaviler, özellikle kemik iliði nakli sonrasý görülebilir.
Büyüme yavaþlayabilir. Radyoterapi sonrasý bazen çocuðun okul baþarýsý
etkilenebilir. Iþýnlama 2 yaþýn altýnda yapýlmaz.
Kýsýrlýk
Normal þartlarda çok nadirdir. Ancak yoðun tedaviler, kemik iliði nakli
sonrasý kaçýnýlmazdýr.
Graftýn alýcýyý reddi
Kemik iliði nakli sonrasý deri, karaciðer sorunlarý ve ishale giden bir
tablodur. Özel ilaçlarla korunma ve tedavisine çalýþýlýr.
Katarakt
Kemik iliði nakli sonrasý görülebilir. Uygun cerrahi müdahale ile
düzeltilir.
B) Radyoterapi (ýþýn tedavisi):
Iþýn tedavisi 2-3 hafta sürer. Her hafta belli sürelerle uygulandýðý "DEVAM
(ÝDAME)" dönemi izler. Artýk hasta normal yaþamýna döner, okulu,
arkadaþlarý, ailesi ile günlük uðraþlarýný sürdürür. Bazý ilaçlarý sürekli
aðzýndan uygularken, diðerlerini aylýk ziyaretlerle hastanede alýr. Bu dönem
2-3 yýl sürer ve sonuçta her þey yolunda giderse þifaya ulaþýr.
Ancak bazen her þey bu kadar düzenli gitmez ve uyuyan lösemi blastlarý bazen
kemik iliðinde, bazen beyinde, bazen yumurtalýkta yeniden uyanýr. Biz buna
"TEKRARLAMA (RELAPS)" dönemi deriz. O zaman kemoterapi yanýnda kemik iliði
nakli gibi baþka yöntemlere de yönelmek genellikle gerekecektir.
C) Destekleme tedavisi:
Büyük bir harbe benzetebileceðimiz ve hem hasta, hem aile, hem de doktor
için büyük bir mücadele dönemi olan hücum ve saðlamlaþtýrma dönemlerinde
sorun yalnýz lösemi deðildir. Verilen ilaçlarýn yan etkileri, lösemi ve
tedavisi ile boþalan ve henüz gerekli hücrelerini yapamayan, hýrpalanmýþ bir
kemik iliðinin getirdikleri de problem doðurabilir. Özellikle trombositlerin
yokluðu kanamalara ve beyaz kan hücrelerinin (lökosit) yokluðu da
infeksiyona yol açabilir. Bunun için kan merkezlerinde trombositlerin
ayrýlmasý ile elde edilen "trombosit süspansiyonlarý" verilerek kanamalarýn
oluþumu önlenebilir. Trombosit süspansiyonlarý hücre ayrým cihazlarý ile (cell
seperator) saðlýklý seçilmiþ vericilerden hazýrlanýr. Ne yazýk ki ayný þey
lökositler için geçerli deðildir.
Lökositlerin ayrýlmasý ve uygulanmasý denenmiþse de çok fazla sorun
doðurduðu görülmüþtür. Onun yerine hastayý enfeksiyondan korumak için beyaz
kan hücreleri yükselene dek temiz, giriþ-çýkýþý kýsýtlanmýþ özel odalarda
tutma yoluna gidilmiþtir. Bu esnada gerek anne-babalara, gerekse doktor,
hemþire, saðlýk personeline büyük görev düþmektedir. Þu noktalar asla ihmal
edilmemelidir:
- Odaya giren her kimse mutlaka elini en azýndan sabunla, daha iyisi uygun
mikrop kýrýcý (antiseptik) sývýlarla yýkamalýdýr.
- Ayakkabý ve giysilerle dýþ ortamýn mikroplarý içeri taþýnabilir. Bunun
için maske, eldiven, galoþ (ayakkabý üzerine giyilen lastik kýlýf), önlük
gibi koruyucu malzeme mutlaka kullanýlmalýdýr.
- Hastalarýn kendi derileri, aðýz-mide-barsak sistemleri de mikrop kaynaðý
olabilir. Onun için hasta sýk sýk yýkanmalý, en azýndan derisi silinmeli,
aðýz bakýmý muntazam yapýlmalý, doktorunuzun önereceði ilaç ve gargaralar
muntazam kullanýlmalýdýr. Hastanýn yiyecekleri ve suyu özellikle lökositleri
düþükse mutlaka kaynatýlmalý, piþirilmelidir.
Eðer infeksiyon ortaya çýkarsa uygun antibiyotikler ve gerekirse mantar
ilaçlarý ile tedavi yapýlmalýdýr.
D) Kemik iliði nakli:
Son yýllarýn en büyük keþfi basit olarak saðlam bir kiþiden alýnan kemik
iliðinin iyice tedavi edilmiþ (kemoterapi, radyoterapi görmüþ) hastaya
verilerek onun hasta kemik iliðinin yerini almasýný saðlamaktýr. Böylece
artýk kemik iliðinde lösemik blastlara yer kalmaz ve hasta þifaya kavuþur.
Bu yöntemle hastalýðý tekrarlamýþ her 10 ALL'den 5'i (ALL'de ilk remisyon
uyuma dönemi bozulmadan sürerse kemoterapiye devam edilir. Kemik iliði
nakline gerek yoktur.) kurtulur. AML'de ise ilk remisyonda kemik iliði nakli
uygun olur ve her 10 hastadan 6-7'si bu yöntemle kurtulabilir. Ancak bu
iþlem o kadar da kolay olmayabilir. Yaklaþýk 4-6 hafta hasta tamamen
mikropsuz bir ortamda korunmalýdýr. Ayrýca kanama olmasýn diye trombosit
süspansiyonlarý da verilmelidir.
Kemik iliði nakli için öncelikle, bir verici bulunmalýdýr. Bu verici ideal
olarak kardeþtir. Ancak öncelikle "doku uygunluðu testi" yapýlýr. Uygun
verici aranýr. Bazen hastanýn kendi kemik iliði de remisyonda iken alýnýp,
blastalardan temizlenip dondurularak saklanýr ve gereðinde kullanýlýr.
Verici çok nadiren yakýn akrabalar veya dokusu uygun yabancýlar da olabilir.
Eðer verici hastanýn kardeþleri veya yakýnlarý ise bu tip kemik iliði
nakline "allojenik" kendi kemik iliði ise "otolog" denir. Bunun yanýnda
bazen verilen kemik iliði hastayý, bazen de hasta verilen kemik iliðini
kendine uygun bulmaz. Bu da ya kemik iliðinin reddi (graft versus host
hastalýðý-GVHD) ya da hastanýn kemik iliðini reddi ile sonlanýr (rejeksiyon).
Bazen de lösemi her þeye raðmen geri gelir (relaps). Yine de þifa þansý
vardýr. Kemik iliðini veren kiþiye hiç bir zararý yoktur. Sadece 30-45
dakikalýk bir anestezi ile kemik iliði alýnýr. Bunun dýþýnda normal yaþamýný
sürdürür.
Tedavilerini tamamlayan hasta artýk yaþýtlarý arasýna karýþýr. Özellikle 5
yýlýný doldurduðunda her þeyi geride býrakýr. Geleceðe yönelir.
3- Ailenin diðer fertleri ve kardeþleri:
Özellikle evde kalan çocuklar çok önemli bir sorun oluþturabilir. Ýlk
dönemde ailede bir sorun olduðunu hisseden kardeþlerde korku ve kargaþa
hissi kaçýnýlmazdýr. Kardeþlerinin hasta olduðunu anlamasalar dahi; onun
yokluðunu anne-babanýn huzursuz ortamý, evden uzaklaþmalarý onlarý çok
rahatsýz eder. Bu aþamada onlarýn sorunlarýna ciddi ve tatmin edici cevaplar
vermek, onlarý dinlemek gerekir. Küçük yaþtakiler basit açýklamalarla
yetinirken, büyük çocuklar detaylarýný sorabilirler.
Onlara löseminin ciddi ve özel ihtimam gerektiren bir hastalýk olduðunu
anlatmak, duygu ve düþüncelerini paylaþmak, sýrdaþ olarak almak çok yararlý
olabilir. Kardeþlerinin tedavisinde rol oynamak onlarýn terk edilmek ve
suçluluk gibi duygulara saplanmasýný da engelleyebilir. Hatta uygun
þartlarda hastanede kardeþlerini ziyaret etmeleri de saðlanmalýdýr. Böylece
onunla olan iliþkileri daha canlý sürdürülebilir.
4- Diðer aile sorunlarý:
Anne/babanýn sorunlarý yalnýzca çocuklarýnýn hastalýðýnýn tedavisi
olmamaktadýr. Lösemi tedavisi uzun, masraflý bir süreçtir. En önemli sorun
bu aðýr masraflarýn karþýlanmasýdýr. Özellikle SSK, Emekli Sandýðý gibi bir
sigorta sisteminin güvencesi altýnda olmayan bir ailenin iþi çok zordur. Bu
aileler ya sosyal güvenceli bir iþe teþvik edilmeli ya da Sosyal Yardýmlaþma
Vakfý gibi yardýmlardan yararlandýrýlmalýdýr. Ýkinci önemli sorun aile içi
psikolojik sorunlardýr. Anne-baba-kardeþler konuyla ilgili psiko-sosyal
ekibin destek tedavilerine alýnmalý, grup tartýþmalarý ve belli aralarla
yapýlacak eðitim seminerleriyle sorunlarýna destek olunmalý, sorularý
cevaplanmalýdýr. Diðer bir yöntem aileler arasý dayanýþmanýn saðlanmasýdýr.
Lösemi tedavisi sýrasýnda sýk kullanýlan terimler:
Akut: Hýzlý ve kýsa süreli.
Anemi-(Kansýzlýk): Kýrmýzý kan hücrelerinin sayýca yetersizliði
Bakteri: Hücrelerin olgun aþamaya gelmeden önceki genç, olgunlaþmamýþ ana
þekli.
Beyin tutulumu: Lösemide, beyin/omurilikte blast hücreleri saklanabilir ve
hastalýðýn alevlenmesine neden olabilir. Hatta kemik iliði normal olsa dahi
ilk tekrarlama buradan olabilir.
Dalak: Lenf bezleri gibi bakteri ve kanser hücrelerini süzgeç gibi toplayan
bir karýn organýdýr. Lösemide büyüyebilir.
Deri altý (SC=Subkutan): Bazý kemoterapi ilaçlarý özellikle kolda deri
altýna injekte edilir.
Destekleyici Tedavi (Supportif): Lösemi tedavisinin en önemli koludur. Kan
ve kan ürünlerinin verilmesi, antibiotikler, el yýkama, özel temiz odalar,
maske/galoþ, önlük kullanýmý bu tedavinin önemli öðeleridir.
Devam tedavisi (Ýdame): Gerekli hücum ve saðlamlaþtýrma tedavilerini takiben
2-3 yýl süre ile saðlanan kemik iliði uyumasýnýn (remisyon) þifaya dönüþmesi
için yapýlan tedavidir.
Doku Grubu: Anne ve babadan yarý yarýya alýnan ve insanýn dokusal
özelliklerini belirten iþaretler (Kan grubu ile ayný deðildir, HLA olarak da
anýlýr).
Eritrosit: Kýrmýzý kan hücresi. Hemoglobin adý verilen bölümü ile
akciðerlerden dokulara oksijen taþýr.
Galoþ: Ayakkabý üzerine giyilen naylon/lastik kýlýf.
Graftýn Alýcýyý Reddi (Graft Versus Host Hastalýðý-GVHD): Kemik iliði nakli
sonrasý görülen ve deri, karaciðer bulgularý ve ishale giden bir yan
etkidir.
Hematokrit: Kanýn taþýdýðý eritrosit oranýný belirleyen bir ölçüdür. %30'un
altýnda kan verilir.
Hematoloji: Kan ve kan yapan organlarla uðraþan bilim dalý.
Hematolog: Eritrositlerin oksijen taþýmasýyla görevli bölümü.
Hickman kateteri: Ameliyatla damara konan ve kan alma tedavi iþlerinde
kullanýlan özel hortum.
Hücum tedavisi (Ýndüksiyon): Lösemide kemik iliðini iþgal eden ve blastlarýn
yok edilmesi ve kemik iliðinin uykuya sokulmasý (remisyon) için yapýlan
tedavi bölümü.
Ýmmun Sistem: Vücudun hastalýklara karþý direnmesini saðlayan lökosit ve
benzeri bazý hücrelerden oluþan sistemdir.
Ýnfeksiyon: Vücutta hastalýk yapýcý mikroorganizmalarýn çoðalmasý ve vücudu
iþgali.
Ýntramüsküler (ÝM): Ýlacýn kas dokusu içine yapýlmasý.
Ýntratekal (ÝT): Ýlacýn direkt olarak belden özel iðnelerle bel suyuna
verilmesi.
Ýntravenöz (ÝV): Ýlacýn damara direkt verilmesi.
Kan grubu: Kan hücreleri insandan insana deðiþen ve özel yöntemlerle
gösterilebilen iþaretleyiciler taþýr. Kan naklinden önce alýcý ve vericide
ayný olmalarý þarttýr. Baþlýcalarý A, B, O, AB ve Rh (+) / (-)'dir.
Kanser: Kontrolsuz ve normal dýþý hücre artýþý ile giden yaklaþýk 100
hastalýðýn ortak adýdýr. Artan hücre urlar yapabilir, diðer dokularý iþgal
edebilir.
Karaciðer: Hayatýn devamý için gerekli birçok karmaþýk iþi yapan (sindirim,
kan proteinleri yapýmý, artýklarýn yok edilmesi) bir karýn içi organýdýr.
Kemoterapi: Kansere karþý ilaçlarla tedavi.
Kronik: Belirti ve bulgularý uzun süren, yavaþ ortaya çýkan, süregen.
Kültür: Ateþ/infeksiyon anýnda neden olan mikroorganizmanýn (bakteri)
tespiti için alýnan kan, boðaz, idrar, dýþký örneklerinde yapýlan ve etkili
antibiotikleri de (infeksiyonlara karþý kullanýlan ilaçlar) gösteren
testler.
Lenf Bezi: Tüm vücuda yayýlmýþ, özel sistemi bulunan ve bakteri, kanser
hücreleri için süzgeç görevi yapan organlar. Lösemide büyüyebilirler.
Lökosit: Beyaz kan hücreleri.
Lomber Ponksiyon: Bel suyunun incelenmesi veya ilaç verilmesi amacýyla
yapýlan, belden özel iðnelerle girilerek uygulanan taný / tedavi yöntemi.
Lösemi: Kemik iliðinde olgunlaþmamýþ, genç blast hücrelerinin kontrolsuz
çoðalmasý ile giden ve kan kanseri adýný da alan bir hastalýk.
Mantar: Tüm vücutta infeksiyon yapabilecek bir çeþit hastalýk erkeni.
Nötrofil: Beyaz kan hücrelerinin, bakteri, mantar, viruslara karþý vücut
medafaasýnda önemli bir rol oynayan tipi. (Nötropeni: Nötrofillerin
normalden az olmasý).
Onkoloji: Kanserin fiziksel, kimyasal, biyolojik tüm özellikleri ile uðraþan
bilim dalý.
Onkolog: Onkoloji ile uðraþan bilim adamý.
Oral: Ýlacýn aðýz yolu ile verilmesi.
Patoloji/Patolog: Hastalýklarýn dokuda yaptýðý deðiþiklikleri inceleyen,
yorumlayan ve taný koyan bilim dalý, bilim adamý.
Pateþi/Ekimoz: Özellikle trombositin düþük olduðu hastalarda deri içine
küçük / büyük kanamalar.
Prognoz: Hastalýðýn sonucu / geleceði hakkýnda tahmini yaklaþým.
Radyoterapi: Özel aletlerden çýkan ýþýnlarý kullanarak yapýlan tedavi.
Rejeksiyon: Hastanýn dýþarýdan verilen dokuyu (Ör. Kemik iliði) reddi.
Relaps: Hastalýðýn uykuya daldýktan sonra yeniden uyanma ve bulgu vermesi.
Remisyon: Uygun tedavilerden sonra lösemik hücrelerden temizlenmiþ kemik
iliðinin uykuya dalmasý, normal çalýþmasý.
Saðlamlaþtýrma Tedavisi (Konsolidasyon): Uygun hücum tedavisiyle remisyon
saðlandýktan sonra yoðun bir tedavi ile yapýlanlarýn garantiye alýnmasý.
Þifa: Hastalýðýn kesin olarak iyileþip bir daha geri gelmemesi.
Testis (Yumurtalýk) tutulumu: Erkek çocuklarda testislere saklanan lösemi
hücrelerinin çoðalmasý ile þiþme, hassasiyet ile giden ve hastalýðýn
tekrarýna neden olan durum.
Trombosit: Kanýn pýhtýlaþmayý saðlayan, zedeli damarý týkayarak kanamayý
durduran hücresi.
Virüs: Çok küçük, ancak özel alet ve yöntemlerle saptanan kýzamýk / suçiçeði
gibi hastalýklarý yapan etken.
Tedavisi Mümkün Olan Bir
Hastalýk...
SAÐLIKLI BÝR YAÞAM
DÝLEKLERÝMÝZLE...
Geniþ bilgi için iþ veya cepten arayýnýz.
Ýþ: 0326 413 01 77
GSM: 0532 631 86 79 - 0555 347 62 53 - 0542 215 54 72
SAÐLIKLI BÝR YAÞAM
DÝLEKLERÝMÝZLE... |
|
Tedavisi Mümkün Olan Bazý
Hastalýlar Geniþ Bilgi Ýçin Bizi Arayýnýz...
0 326 - 413 01 77 -
0 555 347 62 53 |
|