hatay ve antakyada şifalı bitkiler konusunda aradığınız adres kevser lokman hekim.şifalı bitki,aktar,şifalı çay,şifalı macun,Zayıflama çayı, macunu, ve suyu,herbalist,fitoterapi,bitkilerden gelen sağlık,hastalıklar ve çareleri,doğadan gelen şifa,şifacı,Hücre yenileyici macun ve çay,Böbrek hastalıkları, taş, kum oluşumu için macun ve hazır bitki çayı,Kolesterol ve tansiyon için bitki iksiri, bitki saf suyu macun ve çayı,Basur, kanamalı ve kanamasız egzama, kaşıntı, alerji için macun, çay, bitki suyu
Damar tıkanıklığı, asabilik, baş ağrısı, migren için, macun, çay, bitki pekmezi, bitki saf yağları,Astım, bronşit için macun, çay, bitki saf suyu, bitki yağları,Erkekte güçsüzlük, iktidarsızlık,Prostat için macun, bitki suyu ve bitki çayı,bitkisel doğal tedavi,
bitkisel tedavi
 |
|

Hiç Bir Hastalık
Yoktur Ki Şifası Olmasın, Ölüm Haricinde!
Tedavisi Mümkün Olan Bir Hastalık...
Şeker
(Diyebet)
Diyabet nedir? Nasıl meydana gelir?
Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını
ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır ve kendisini kan şekerinin sürekli
yüksek olması ile gösterir. Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk,
kan yoluyla taşınan glükozun (şekerin) hücrelerin içine girememesidir.
Normal koşullarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana
salınan glükoz pankreas tarafından salgılanan İNSÜLİN hormonunun yardımıyla
hücre içine girer ve orada yakılarak enerjiye dönüşür. Hücrelerin üzerinde
değişik maddelerin girmesine izin verilen kapılar vardır. Bu kapılar
normalde kilitlidirler ve uygun anahtar varlığında açılırlar. Diyabet,
hücrelerin üzerindeki glükoz kapısının açılamaması durumudur. Bu örnekten
ilerlersek diyabet, anahtar işlevi gören İNSÜLİN hormonu yetersizliğine
ve/veya insülinin etkilediği reseptörlerin (hücre kapısındaki kilidin)
bozukluğuna bağlı gelişmektedir.
Kaç tip diyabet vardır? Diyabet sıklığı ne kadardır?
Nedenlerine göre bir çok diyabet tipi olmakla birlikte diyabet vakalarının
çok büyük bir kısmını Tip 1 ve Tip 2 diyabet vakaları oluşturmaktadır.
Tip 1 Diyabet
Daha çok çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür. Tip 1 diyabet, pankreasta
bulunan ve insülin üreten beta hücrelerinin otoimmün bir süreç (vücudun
bağışıklık sisteminin kendi hücrelerini tanıyamaması) sonunda zedelenmesi
ile meydana gelmektedir. Mutlak veya görece bir insülin yetersizliği
olduğundan hastalar ömür boyu insülin hormonunu dışarıdan (enjeksiyon
yoluyla) almak zorundadırlar. Bu nedenle Tip 1 diyabet İnsüline Bağımlı
Diyabet (Insulin Dependent Diabetes Mellitus=IDDM) olarak da
isimlendirilmektedir. Genel olarak toplumdaki diyabet vakalarının %10’unu
Tip 1 Diyabet vakaları oluşturmaktadır. Çocukluk çağında Tip 1 diyabet
sıklığı ülkeler (bölgeler) arasında farklılık göstermekte ve her yıl 15 yaş
altındaki 100.000 çocuktan 1-42’sinde diyabet gelişmektedir. Tip 1 diyabet
genel olarak kuzey ülkelerinde daha sık görülmektedir.
Tip 2 Diyabet
Sıklıkla erişkinlerde ve şişman (obes) kişilerde görülmektedir. Tip 2
diyabetli hastalarda insülin salgılanmasındaki yetersizlikten çok
dokulardaki insülin reseptörlerindeki direnç (rezistans) sonucunda glükoz
metabolizması bozulmaktadır. Tip 2 diyabetin kuvvetli bir genetik yatkınlık
zemininde geliştiği bilinmekle birlikte, genetik mekanizmalar tam olarak
aydınlatılamamıştır. Tip 2 diyabetliler hastalıklarının başlangıcında ve
sıklıkla çok uzun bir süre insülin ihtiyacı olmaksızın yaşamlarını
sürdürebilmektedirler. Bu nedenle Tip 2 diyabet İnsüline Bağımlı Olmayan
Diyabet (Non-Insulin-Dependent Diabetes Mellitus= NIDDM) olarak da
isimlendirilmektedir. Genel olarak erişkin nüfusta %4-8 oranında Tip 2
diyabet görülmektedir.
Diyabetin bulguları nelerdir?
Diyabete bağlı klinik bulgular vücuttaki karbonhidrat, protein ve yağ
metabolizmasının bozulmasına bağlıdır. İnsülin eksikliği ve/veya insülin
direnci nedeniyle hücrelere giremeyen glükoz belli bir serum düzeyini
(180mg/dl) aştığında idrarla atılmaya başlar. Böbreklerden atılan glükoz
beraberinde sıvı atılımını da arttırır ve sonuçta ÇOK VE SIK İDRAR YAPMA (POLİÜRİ)
olur. Vücut, poliüri ile olan sıvı kaybını karşılamak için ÇOK SU İÇİLİR ve
bu da POLİDİPSİ olarak isimlendirilir. Organizma, enerji kaynağı olarak
glükozu kullanamayınca bir taraftan İŞTAH ARTAR diğer taraftan yedek enerji
depoları olan yağlar ve proteinler yıkılmaya başlar ve bunun sonucunda iştah
artmasına rağmen KİLO KAYBI olur. Bu klasik bulguların dışında diyabet
hastalarında ÇABUK YORULMA, GÖRME BULANIKLIĞI, SIK DERİ ENFEKSİYONU,
KADINLARDA VAJİNAL MANTAR ENFEKSİYONU gibi bulgular da görülür.
Diyabet tanısı nasıl konur?
Diyabet tanısı, çeşitli uluslararası kuruluşların (WHO, Amerikan Ulusal
Diyabet Veri Gurubu=NDGG) belirlediği ölçütlere göre konmaktadır. Bu
ölçütler:
Klasik diyabet bulguları olan bir kişide herhangi bir zamanda ölçülen plazma
glükoz düzeyinin 200 mg/dl'ye eşit ya da üzerinde olması,
En az 8 saatlik aç (kalori almayan) bir kişide plazma şekerinin 140 mg/dl'ye
eşit ya da üzerinde olması. Yakın zamanda Amerikan Diyabet Birliği açlık kan
kekeri sınırını 126 mg/dl'ye eşit ya da üzerinde olarak belirlemiştir.
Şeker yükleme testinde (OGTT) 2. saatdeki plazma glükoz düzeyinin 200 mg/dl'ye
eşit ya da üzerinde olması.
Gizli şeker nedir?
Halk arasında gizli şeker olarak isimlendirilen durum, normal glükoz dengesi
ile diyabet arasındaki metabolik durumu ifade etmektedir. Normalde açlık
plazma şekerinin 110 mg/dl olması gerekmektedir. İşte açlık plazma şekerinin
110 mg/dl'nin üzerinde fakat 140 mg/dl'nin altında (yeni kriterlere göre 126
mg/dl) olması bozuk glükoz toleransı olarak tanımlanmaktadır. Benzer şekilde
şeker yükleme testi yapılan kişilerde 2. Saatdeki plazma glükoz düzeyininin
140 mg/dl'nin üzerinde fakat 200 mg/dl'nin altında olması da bozuk glükoz
toleransı olarak isimlendirilmektedir. Bu durumdaki kişilerin gün boyu kan
şekerleri normaldir ve diyabetin klasik bulguları görülmez. Bununla birlikte
bu kişiler Tip 2 diyabet için en riskli grupta olduklarından yaşam
biçimlerini yeniden düzenlemeleri gereklidir.
Tedavisi Mümkün Olan Bir Hastalık...
SAĞLIKLI BİR YAŞAM
DİLEKLERİMİZLE...
Geniş bilgi için iş
veya cepten arayınız.
İş: 0326 413 01 77
GSM: 0555 347 62 53
SAĞLIKLI BİR YAŞAM
DİLEKLERİMİZLE... |
|
Tedavisi Mümkün Olan Bazı
Hastalılar Geniş Bilgi İçin Bizi Arayınız...
0 326 - 413 01 77 -
0 555 347 62 53 |
|
|
| Bütün Hakları
Saklıdır.Web Proje :
Şahin
Öz Proje & Danışmanlık |